AB Bankacıların Prim Ödemelerinde Kesinti Yapmaya Hazırlanıyor

Avrupa Birliği, Basel III kurallarında anlaşmasının ardından İngiltere’nin karşı çıktığı bankacıların prim ödemelerinde kesinti yapmaya hazırlanıyor

İngiltere’nin geçtiğimiz ay Base III yasasında anlaşılmasının ardından bankacıların prim ödemelerinde yapılacak kesintilerde orta yolu bulmakta başarısız olmasının ardındanAvrupa Birliği, planladığı gibi prim ödemelerinin kısılması konusunda bastıracak.

Avrupa Parlamentosu’ndaki yasakoyucular ve AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda, 27 AB ülkesindeki geçerli olacakbanka sermayesi ve likidite kurallarında anlaştı ve anlaşmadaprim ödemelerindeki kesintileri de geçtiğimiz ayki toplantıda görüşüldüğü hâlinde bıraktı.

Avrupa Parlamentosu’nun önde gelen yasakoyucusu Othmar Karas, “ABD tarihindeki en kapsamlı bankacılık düzenlemesinin son oylama için hazır olduğunu” söyledi.

Prim ödemelerini, sabit ücretlerin maksimum 2 katı ile sınırlayan tedbir, AB’nin, Lehman Brothers Holdings Inc.’in iflasının ardından çıkartılan Basel III uluslararası banka sermayesi ve likidite kurallarında getirdiği son eklemeydi. Brüksel’de dün yapılan anlaşması AB’nin Basel kurallarını Ocak’tan itibaren uygulamaya koymasına yardımcı olabilir.

İrlanda başkanlığı ve yasakoyucuların prim ödemelerinde anlaşma sağlayıncaya kadar kurallar konusunda yürütülen görüşmeler 1.5 yıl aldı. Paralemto aşırı prim ödemelerinin ve sorumsuz risk alımlarının sınırlandırılması için ısrarcı davrandı.

Parlamento’nun ekonomi ve parasal komitesi başkanı Sharon Bowles, Twitter hesabından, “prim ödemelerinin aynı şekilde kalacağını” duyurdu.

Standard&Poor’s 500 Endeksi Rekora Yaklaştı

Finansal krizdeki kayıplarını geri alan Amerikan hisseleri, Standard&Poor’s 500 Endeksi’ni rekora yaklaştırdı

Amerikan hisselerinin göstergesi Standard&Poor’s 500 Endeksi, zirveye  ulaşmasının neredeyse 5.5 yıl ve hisselerin çoğunun 1930’dan bu yana görülen en kötü ayı piyasasındaki kayıplarını telafi etmesinin 2 yıl sonrasında rekora yaklaşıyor.

Kredi krizindeki kayıplarını silmesiyle endeks Mart 2009’dan bu yana yüzde 130 tırmandı ve değerine 10 trilyon dolar ekledi.S&P 500 endeksinde yer alan şirketlerin çoğu Nisan 2011’e kadar önceki zirvelerinin üzerine çıktı. Endeksteki şirketleri piyasa değerine göre değil, her birini eşit olarak değerlendiren S&P 500 Eşit Ağırlık Endeksi tabandan yüzde 192 yükseldi.

Tek bir sektörün baskın olduğu önceki boğa piyasalarından farklı olarak bu kez ABDekonomisinin toparlanmasıyla tüm gruplar ilerleme kaydetti. Sıçramanın derinliği, hiçbir sektörün endekste yüzde 18’den fazla paya sahip olmadığı S&P 500 ağırlıklarından görülebiliyor. S&P 500’ün 2000’deki boğa piyasının yüzde 35’ini teknoloji hisseleri, 2006’daki ralliyi ise yüzde 22 ile finansal hisseler oluşturmuştu.

Bu rallinin derinliğinin oldukça kaydadeğer olduğunu belirten Russell Investments’ın baş piyasa stratejisti Stephen Wood, “Ralli 4 yıl önce dünyanın sonunu ilan eden, ancak o sonun o kadar da yakın olmadığını gören piyasa gerçeğini yansıtıyor. Bu sıçrama o yüzden bu kadar geniş kapsamlı” dedi.

Yabancılar net 195,6 milyon dolarlık hisse senedi aldı

Yabancılar 11-15 Mart döneminde net 195,6 milyon dolarlık hisse senedi aldı

Yurt dışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku, 11-15 Mart tarihleri arasında yaptıkları 195,6 milyon dolarlık net alışa rağmen hisse senedi fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle 74,2 milyar dolara geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 8 Mart 2013 tarihinde 74 milyar 284,6 milyon dolar olan yurt dışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi stoku bir haftada 54,9 milyon dolar değer kaybederek, 15 Mart 2013 tarihi itibariyle 74 milyar 229,7 milyon dolara geriledi.

-Devlet iç borçlanma senetleri-

Öte yandan, yurt dışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) stoku da 15 Mart 2013 haftasında yaptıkları 1 milyar 559 milyon dolarlık net satışla bir önceki haftaya göre 64 milyar 829,4 milyon dolardan 62 milyar 348,6 milyon dolara geriledi.

Merkez Bankası Döviz Rezervleri Mart İtibariyle 105.57 Milyar Dolara Yükseldi

Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervleri geçen hafta 894 milyon dolar artarak, 15 Mart itibariyle 105 milyar 57 milyon dolara yükseldi

Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervleri geçen hafta 894 milyon dolar artarak, 15 Mart itibariyle 105 milyar 57 milyon dolara yükseldi. Bankanın toplam rezervleri 125 milyar 362 milyon dolara yükseldi.

Brüt döviz rezervleri 8 Mart’ta 104 milyar 163 milyon dolar düzeyindeydi.

Merkez Bankası’nın 8 Mart itibariyle 123 milyar 995 milyon dolar olan toplam rezervleri ise 15 Mart itibariyle 125 milyar 362 milyon dolara yükseldi.

Toplam rezervin 20 milyar 305 milyon dolarını altın rezervi oluşturdu. Altın rezervi 8 Mart haftasında da 19 milyar 832 milyon seviyesindeydi.

Merkez Bankasının döviz rezervleri önceki tarihler itibariyle şöyle gerçekleşti:

Tarih                Altın       Brüt Döviz Rezervleri   Toplam Rezervler

30.12.11          9.888           78.330                      88.218
27.01.12        10.095           76.327                      86.422
24.02.12        11.090           77.725                      88.815
30.03.12        11.198           80.149                      91.347
27.04.12        12.783           80.206                      92.988
25.05.12        13.050           78.595                      91.645
29.06.12        12.438           83.050                      95.488
27.07.12        14.712           84.324                      99.036
31.08.12        15.706           92.996                    108.702
28.09.12        17.289           94.800                    112.089
24.10.12        18.015           96.678                    114.693
30.11.12        18.200          100.166                    118.366
07.12.12        18.270          100.872                    119.142
14.12.12        18.270          102.316                    120.586
21.12.12        19.970          100.676                    120.646
28.12.12        19.970          100.320                    120.290
04.01.13        20.414          101.732                    122.146
11.01.13        20.414          101.214                    121.628
18.01.13        19.793          103.531                    123.324
25.01.13        19.793          103.551                    123.344
01.02.13        19.922          105.312                    125.234
08.02.13        19.922          105.529                    125.451
15.02.13        20.169          104.999                    125.168
22.02.13        20.169          104.437                    124.606
01.03.13        19.832          104.207                    124.039
08.03.13        19.832          104.163                    123.995
15.03.13        20.305          105.057                    125.362

AA

İngiliz Seçmenler Osborne’u İstemiyor

İngiltere’de yeni bütçe planının açıklanması öncesinde yapılan bir anket, seçmenlerin Osborne’un “kovulmasını” istediğini gösterdi

Yıllık bütçe planını açıklamaya hazırlanan  İngiltere’de yapılan bir ankete katılan kişilerin neredeyse yarısı George Osborne’un maliye bakanlığından alınması gerektiğini düşünürken, aynı sayıda kişi Osborne’a büyümekte zorlanan İngiltere’de devreye soktuğu kemer sıkma programlarını gevşetmesi çağrısında bulundu.

ComRes Ltd. tarafından İngiliz ITV Haber kanalı için hazırlanan anket sonuçları, katılımcıların yüzde 44’ünün Osborne’un görevinden alınmasını istediğine işaret ederken, yalnızca 18’inin Osborne’un koltuğunda kalmasını tercih ettiğini gösterdi. Anket katılımcılarının yüzde 41’i Osborne’un altyapıya harcanmak üzere daha fazla borçlanması gerektiğini, yüzde 61’i de ekonominin yeniden resesyona doğru ilerlediğini söyledi.

Parlamento’da bugün 14:30’da yapacağı açıklamasının 1 gün öncesinde Osborne, ekstra sermaye yatırımlarını fonlanması için harcamalardaki yeni kesintilerin taslağını sundu. Osbornekemer sıkma planlarını devam ettireceğini söyledi. Yeni harcama kesintilerine rağmen bakanlardan çok fazla sesin yükselmemesi, Osborne’un bugün açıklayacağı vergi kesintisini fonlamak için para bulmuş olabileceğine işaret etti.

Royal Bank of Scotland Group Plc’nin ekonomistlerinden Ross Walker, “Hükümetin mali sorumluluğa ve parasal aktivizme bağlı kalmakta ısrar ediyor, ancak bu orta ölçekli vergi kesintisi ve yatırım harcamalarını engellemiyor” dedi.

Ekonomik düşüşün devam etmesiyle yatırımcılar koalisyon hükümetinin planlarına inancını yitiriyor. İngiltere’nin gayrisafi yurtiçi hasılası 2012’nin son çeyreğinde yüzde 0.3 düştü ve ülkenin bu çeyrekte de daralması, 3 dipli resesyona işaret edecek.

Sanayi Metalleri Dört Ayın En Düşük Seviyelerinden Toparlandı

Sanayi metalleri, düşük fiyatların yatırımcıları çekmesi sonrası dört ayın en düşük seviyelerinden toparlandı

Sanayi metalleri, Şubat başından bu yana görülen yüzde 8’lik düşüşün yatırımcıları çekmesi ile birlikte, son dört ayın en düşük seviyesinden yükseldi.

Üç ay vadeli bakır kontratları, Londra Metal Borsası’nda (LME), yüzde 0.8 yükselerek ton başına 7,592.25 dolara kadar çıktıktan sonra, şanghay saati ile 12:14’te 7,576 dolara geldi. Fiyatlar dün 7,486.25 dolara kadar inerek 21 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesine indi. LME’nin, aluminyumdannikele, altı temel metali içeren endeksi dün 16 Kasım’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Bakır fiyatları bu yıl, LME stoklarının, Avrupa’daki kargaşanın ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyeceği ve emlak piyasasına getirilen kısıtlamaların en büyük metal kullanıcısı Çin’de talebi düşüreceği endişelerinin olduğu bir ortamda, Mart 2010’dan bu yana en yüksek seviyesine çıkması ile birlikte yüzde 4.5 kaybetti. Australia’s Bureau of Resources and Energy Economics, bugünkü değerlendirmesinde, arzın talebi aşması ve stoklarda güçlü çıkışlara yol açması nedeniyle, bakırın düşeceğini kaydetti.

Singapur’da Phillip Futures Pte analisti Chung Yang Ker, “Bakır fiyatları son birkaç ayın en düşük seviyelerine indi. Bu nedenle tepki alımları gelebilir. Zira arz ve talepte bir değişiklik yok,” dedi ve “Yükselişin sürdürülebilir olduğunu sanmıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Mayıs vadeli bakır kontratları, New York Comex piyasasında, yüzde 0.7 yükselerek pound başına 3.4275 dolara çıktı ve üç gün süren düşüşünü tersine çevirdi. Temmuz vadeli bakır kontratları, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda, yüzde 0.8 yükselerek ton başına 55,320 yuana (8,904 dolar) ulaştı. Aluminyum yüzde 0.2, nikel yüzde 0.6 ve çinko yüzde 0.3 prim yaptı.

Asya borsaları kayıplar ve kazançlar arasında gidip geliyor

Çin Borsası’ndaki kazançların Güney Kıbrıs’a ilişkin endişeleri gevşetmesiyle Asya borsaları kayıplar ve kazançlar arasında gidip geldi

Çin hisselerindeli rallinin, Güney Kıbrıs’ın kurtarma planını reddetmesinin Avrupa’nın borç krizi mücadelesinin devam edeceğine işaret ettiğine yönelik endişelerden kaynaklanan düşüşü dengelemesiyle Asya borsaları dalgalı seyretti.

Las Vegas Sands Corp.’un Macau’daki şubesi Sands China Ltd. yüzde 4.6 değerlendi. Avustralya’nın en büyük ikinci bonmarşe zinciri David Jones Ltd., beklentileri aşan kârların sayesinde yüzde 3.6 primlendi. DÜnyanın en büyük maden şirketleri BHP Billiton Ltd. ve Rio Tinto Group, emtia göstergelerinin düşmesinin ardından yüzde 2’nin üzerinde düştü.

Japonya hariç MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 0.1 kazançla 468.62 puana çıktı. Endeks daha erken saatlerde yüzde 0.5 düşüş kaydetmişti. Japon hisseleri bugün tatil sebebiyle işlem görmüyor.

Piyasadaki ralliyi kaçıranlar için bu zamanın harika bir fırsat olduğunu söyleyen Credit Suisse Group AG’nin özel bankacılık ve varlık yönetimi araştırma müdürü Giles Keating, “Bu durum yatırımcıların büyük ölçekli olmayan sorunlarının ve hisse senedi piyasasının değerinin farkına vardığını gösteriyor. Düşüş ve yükselişler olsa da genel genel mesaj: Düşüşlerde alım yapın” dedi.

Euro, Dolar Karşısında Son 4 Ayın En Düşük Seviyesine Yaklaştı

Güney Kıbrıs’ın mevduat vergisini reddederek Euro Bölgesi’ndeki endişeleri canlandırmasıyla euro, dolar karşısında son 4 ayın en düşük seviyesine yaklaştı

Kıbrıs Rum Kesimi parlamentosunun, kurtarma paketi karşılığına talep edilen mevduat vergisi şartını reddetmesininEuro Bölgesi’ndeki endişeleri canlandırmasıyla euro, dolarkarşısında zayıflayarak 4 ayın en düşük düzeyine yaklaştı.

Euro Bölgesi’nin ortak para birimi, yen karşısında bir yetkilinin Güney Kınrıs’ın daha fazla sermaye kontrolleri üzerinde görüştüğünü ve bankaların haftasonuna kadar tatil edilebileceğini söylemesi sonrasında 4. gününde de değer kaybetti. Yatırımcıların Avrupa’daki borç krizinin kötüleyeceği endişesiyle güvenli varlık aramasıyla yen ve dolar, önemli para birimlerinin çoğu karşısında güçlendi. Yeni Zelanda doları, ülkenin maliye bakanı Bill English’in dün kuraklığın faizleri üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söylemesinin ardından düşüşünü devam ettirdi.

Güney Kıbrıs parlamentosunun Eurogrup’un önerilerini reddetmesiyle işin çıkmaz bir bölgeye girdiğini söyleyen St. George Bank Ltd.’ın baş ekononmisti Hans Kunnen, yetkililerin daha fazla müzakerede bulunmasının gerektiğini belirtti. Kunnen, Güney Kıbrıs çıkmazının euro üzerindeki baskıyı artırdığını anlattı.

Euro, dolar karşısında yüzde 0.1 değer kaybederek dünlü 1.2882 seviyesinden 1.2873’e geriledi. Euro dün d1.2844 dolardan 22 Kasım’dan bu yana en zayıf değerini kaydetmişti. Avrupa’nın ortak para birimi euro, yen karşısında yüzde 0.2 zayıflayarak 122.36’ya geriledi. Euro, İsviçre frankı karşısında dünkü yüzde 0.5’lük düşüşünün ardından bugün büyük bir değişiklik kaydetmedi ve 1.22 düzeyinden işlem gördü. Dolar, yen karşısında yüzde 0.1 kaybederek 95.05 seviyesine geri çekildi.

Japon borsaları bugün ulusal tatil sebebiyle kapalı.

Güney Kıbrıs parlamentosu dün Avrupalı yetkililer tarafından kurtarma paketi şartları kapsamında talep edilen bankalara mevduat vergisi getirilmesini reddetti.

Avrupa otomotiv pazarı, yılın iki ayında % 9,3 daraldı

Avrupa otomotiv pazarı, bu yılın ilk iki ayında yüzde 9,3 daraldı

Avrupa otomotiv pazarı, bu yılın ilk iki ayında yüzde 9,3 daraldı.

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) açıklamasına göre, AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamına göre otomobil pazarı 2013 yılı ocak-şubat döneminde 2012 yılı aynı dönemine göre yüzde 9,3 küçüldü ve toplam 1 milyon 748 bin 71 adet seviyesinde pazar gerçekleşti. 2012 yılı aynı dönemde ise 1 milyon 927 bin 317 adet satış olmuştu.

2011 yılı Avrupa otomobil pazarında 4. çeyrekte başlayan daralma, 2012 yılında da aylar itibariyle daralmayı sürdürdü. 2013 yılında ise yine ocak ayının ardından düşüş şubat ayında da devam etti. 2013 yılı şubat ayında en yüksek satış yüzde 10,5 düşüşle, 200 bin 683 adetle Almanya’da gerçekleşti.

AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamına göre 2013 yılı ocak-şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre en sert düşüş yüzde 29,5’le Hollanda’da, ardından yüzde 27,1’le Finlandiya’da ve yüzde 21,4’le Yunanistan’da görüldü. Daralma yaşayan diğer ülkeler arasında Macaristan, İtalya, İrlanda, İsveç, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan, Fransa, İspanya gibi ülkeler yer aldı.

2013 yılı ocak-şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre satışlarını en çok arttıran ilk üç pazar sırasıyla İzlanda yüzde 30,6, Estonya yüzde 24,6 ve İngiltere yüzde 10,3 oldu.

-Türkiye, Avrupa otomobil satışları sıralamasında şubat ayında 7. sırada-

AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamına göre otomobil pazarı 2013 yılı şubat ayında 2012 yılı aynı ayına göre yüzde 10,2 küçülerek 829 bin 359 adet oldu. 2012 yılı aynı ayında ise 923 bin 553 adet satış gerçekleşmişti.

AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamına göre 2013 yılı şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre en sert düşüş yüzde 26,8’le Hollanda’da, ardından yüzde 25,8’le Finlandiya’da ve yüzde 22’yle Çek Cumhuriyeti’nde görüldü. Daralma yaşayan diğer ülkeler arasında Slovakya, İtalya, Romanya, İsveç, Bulgaristan, Fransa ve Almanya gibi ülkeler yer aldı.

2013 yılı şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre satışlarını en çok arttıran ilk üç pazar sırasıyla, Estonya yüzde 20, İzlanda yüzde 17,6 ve Portekiz yüzde 8,6 oranıyla yer aldı.

Türkiye, Avrupa otomobil satışları sıralamasında 2013 şubat ayında 7. ve ocak-şubat döneminde 8. sırada yer aldı.

AA

Enerji bakanı Yıldız: Yatırımcılar umarım tekliflerin arkasında durur

Enerji bakanı Yıldız, “(Elektrik dağıtım özelleştirmeleri) Temenni ederiz ki yatırımcılarımız bu verdikleri tekliflerin arkasında dururlar” dedi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yapılan yatırımların çözüm sürecine çok ciddi katkılar koyacağına inandıklarını bildirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Stratejik Yönetim ve İstatistik Sistemi (ESİS) Projesi’nin tanıtım toplantısına katılan Bakan Yıldız, çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir basın mensubunun, ”Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verilerine göre bu yıl 3,5 ayda 5,7 milyar dolarlık özelleştirmeyapıldı, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorusu üzerine Bakan Yıldız, 2013 yılıözelleştirme rakamlarının özelleştirme hedeflerinin biraz üzerinde gerçekleştiğini, son 2 yılı telafi etmek açısından da bunun sevindirici olduğunu söyledi.

Elektrik dağıtımında 2005 yılında başlayan özelleştirme sürecine kararlılıkla devam edildiğini kaydeden Yıldız, ”Temenni ederiz ki yatırımcılarımız bu verdikleri tekliflerin arkasında dururlar” dedi.

Dağıtımın ardından elektrik üretim tesislerinin özelleştirilmesine geçileceğini anlatan Bakan Yıldız, rehabilitasyona ihtiyaç olan tesislerin özelleştirilmesine öncelik verileceğini bildirdi. Yıldız, ”Atatürk Barajı, Keban Barajı gibi büyük rezervuarlı hidrolik santrallerimiz ise özelleştirmedışında kalacak. Özel sektör eliyle oluşan fiyatlara zaman zaman vatandaş lehine katkı koymak için böyle bir yapıyı her zaman muhafaza edeceğiz” diye konuştu.

-Dicle ve Vangölü EDAŞ özelleştirmeleri-

Bir gazetecinin ”Dicle ve Vangölü elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirmelerinde oluşan fiyatları nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorusu üzerine Taner Yıldız, burada oluşan fiyattan ziyade söz konusu bölgelerin oluşturduğu yüklerin konuşulması gerektiğini söyledi.

Yıldız, Dicle ve Vangölü elektrik dağıtım şirketlerinin kamuya oluşturduğu yükün herkes tarafından bilindiğine dikkati çeken Yıldız, burada rakamdan ziyade, oradaki keyfiyetin daha önemli olduğunu vurguladı.

”İki bölgeye verilen fiyatın çözüm sürecine ilişkin piyasaların güvenini temin ettiğini söyleyebilir misiniz?” sorusu üzerine Yıldız, ister enerji sektörüne isterse diğer sektörlere yapılan yatırımlar olsun, bölgeye yapılan yatırımların çözüm sürecine çok ciddi katkılar koyacağına inandıklarını bildirdi.

Yıldız, ”Enerji sektörü olarak da bu çözüm sürecine en fazla katkı koyacak yapının gerek oradaki elektrik dağıtım hizmetleriyle alakalı özelleştirme sürecinin gerekse yine özel sektörün oradaki yapacağı yatırımlarla son derece orantılı olduğuna inanıyoruz. Burada da inşallah başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

Geçen hafta çıkarılan Elektrik Piyasası Kanunu’yla beraber yeni bir sürece girildiğine işaret eden Yıldız, 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren sayaçların elektrik dağıtım hizmetini yürüten şirketler tarafından karşılanacağını hatırlattı. Yıldız, şu anda da söz konusu uygulamaya bu yıldan itibaren başlanması konusunda çalışıldığını sözlerine ekledi.

AA